Kailani Kai odaya adımını attığında, kalçaları ve göğüsleriyle bütün dikkatleri üzerine çekiyordu; iri bedeninin her kıvrımı bir davet gibiydi. Preston Parker onun etrafında dolanırken, gözleri bu kalın, cazibeli vücuda saplanmıştı. Kailani’nin kalın amcığı ve dolgun vajinası, adamın yaramaz hayallerini yeniden ateşliyordu. Oda hızla ısınıyor, nefesler kesiliyor; burnuna kabalık kokusu sinmişti.
Preston çekiciliğiyle Kailani’yi köşeye sıkıştırdı ve sertçe dayandı üstüne. Kalçalarından sımsıkı tuttu, amını iyice açtı kendine. Kailani yumuşak sesler çıkararak karşılık verdi; büyük göğüsleri kalkıp iniyor, amcık içi nemden kayıyordu. Adamın yarak ucunu dudaklarına yaklaştırmasıyla birlikte, o kalın saksoyu gülerek içine aldı. Yavaşça emmeye başladı, yumuşacık dilini yalayıp sıktığında Kailani’nin soluğu kesildi; bu sert folloş oyunu ikisini de daha da çılgına çevirmişti.
Preston’un elleri Kailani’nin kocaman poposunu sıkarak yukarı kaldırdı. Hızlıca bacaklarını açtı ve derin derin içine çektiği nefeslerle amcığını avucuna aldı. Sonra acımasızca köklemesini başlattı; her saplamasında Kailani’nin gürültülü inlemeleri yükseldi. Amını çatırdatacak kadar hızlı girip çıkıyor, sanki sonunda patlamaya hazır bomba gibi canını alıyordu. Kadının kalçaları ritme ayak uyduruyor, göbeği hafifçe oynuyor; arada bir de göğüslerini iki eline alıp top-top şapırdatıyordu.
İkisi birbirine tutkuyla bağlanmışken, Kailani artık dayanamadı. Siktirmenin doruk noktasına varmak üzereydi; amcığı kasılıyor, bütün vücudu titriyordu. Preston son bir hamle yaptı ve tüm gücüyle içinde köklediğinde kadın yüksek sesle orgazm olup kaskatı kesildi. Adam uzun uzun içinde sabitledi sonra dışarı çıktı ama boşalmadan duramadı; kalın yarak ucundan yoğun sıvısını amcığın kıvrımlarına boca etti.
O an odada sessizlik vardı ama iki beden hâlâ yan yanaydı, tükenmiş ama tatmin olmuş halde… Büyük göğüsler inip kalkıyor, kalçasından hala sıcaklık yayıyordu… Bu kaba, vahşi sikiş Kensington sokaklarına yakışır cinstendi!